MİZAH (Karikatür,Fıkra ve Komik olan herşey)

Benim gördüğüm ve Hoşuma gidenler burda... Sizlerde beğenirsiniz umarım...

FİKİR KENTİ "nden...

Mizah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mizah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mart 2008 Perşembe

Fıkra : Nede olsa Kayseri 'li...

Kayseri 'linin eşi ölmüş.
Gazeteye gitmiş. En ucuzundan standart bir ilan vermek istemiş.
Önüne konan kağıda istediği ilanı yazmış.

"Ayşe 'yi kaybettim üzgünüm."


İlan görevlisi ilanı görünce uyarmış.

"İsterseniz 6 kelimeye kadar uzatabilirsiniz. 3 kelime daha hakkınız var."

Kayseri 'li "Aynı parayamı" demiş.

Görevli "Evet aynı paraya" deyince,
...

Kayseri 'li 3 kelime daha eklemiş.
"SATILIK TOYOTA VAR"

26 Mart 2008 Çarşamba

Komik Anı : Kaç Oğlum Kaç ...

Öğlen saatleri.
Trafikteyim.
Kırmızı ışıkta dururken yandaki kalabalığı fark ediyorum.
Bir polis otosu ve kalabalığın ortasında bir genç elini kolunu sallayarak konuşuyor. Kulak kesilip durumu kavramaya çalışıyorum.
Çocuk yayalara kırmızı yanarken karşıdan karşıya geçmiş, tabii bunu gören polis ceza yazıyor.
Çocuk, "Herkes geçiyordu ben de geçtim" gibilerinden kendini savunuyor.
Polis umursamaz bir tavırla ekip arabasına giderken...
Yaşlı bir teyze çocuğa bağırıyor :

"Kaç oğlum kaç! G.tünde plakan mı var?!"

(www.itiraf.com 'dan alıntıdır)

Karikatür : Savunmak ama...

22 Mart 2008 Cumartesi

Komik Fotolar : Katlanmak , Trabzon usulu Gaymak... !!! , Hangisi Daha Kötü...

Evlenmek katlanmaktır..

Melih Cevdet'e sormuşlar "evlilik nedir" diye.
Eskiden demiş, kız tarafının ve oğlan tarafının ailesi biraraya gelir, yeni çiftin kuracağı yuva için beraber hazırlık yapılır, beraberce yeni ev düzülürdü.
Tabi o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi. O yüzden buna "evlenmek" denirdi.
Şimdi ise yeni evliler apartman dairelerinde yani katlarda oturuyorlar, bu yüzden artık evlilik "katlanmaktır" demiş."
*****

Trabzon usulü böylemi acaba... :))

*****


Gerçektende hangisi daha kötü acaba...

(Alıntıdır)

19 Mart 2008 Çarşamba

12 Mart 2008 Çarşamba

Komik Fotograflar...




8 Şubat 2008 Cuma

Komik bir Anı : KARAKOLDA TÜRK İŞKENCESİ... !!!

Yayınlanan bir itiraf Türk polisinin işkencede nasıl devrim yaptığını gözler önüne serdi.


İşte geçtiğimiz haftasonu oynanan Fenerbahçe Galatasaray maçındaki Türk polisinin bir grup taraftara yaptığı "akıl almaz" işkence:


"Haftasonu oynanan Fenerbahçe Galatasaray maçı öncesi birkaç küçük sorun sebebiyle karakola alınan ve maç boyunca karakolda tutulan arkadaşımın anlattıklarını size aktarmak ve sizleri yepyeni bir işkence tekniğiyle tanıştırmak istedim.
Fenerli, Cimbomlu ayrımı yapılmadan aynı nezarethaneye kapatılanların saat, telefon ve kimliklerine el konmuş.
O sırada maçın başlaması bahane edilerek bütün polisler ortadan kaybolmuş. Aradan daha on dakika geçmeden içeriden “Goool!” çığlıkları yükselmiş.
Tabii nezarethanedekiler parmaklıklara yapışıp “Kim attı? Kim attı?” diye bağırmaya başlamışlar.
Cevap veren olmamış.
Bir on-on beş dakika daha geçmiş içerisi yine “Goooll!” nidalarıyla yıkılmış. Nezarethanedekiler çıldırmışlar tabii. “Abi Allah rızası için kim attı söyleyin” diye yalvaranlar bile olmuş. Yine kendilerine cevap verilmemiş.
Bu durum gollerin sayısı beşi buluncaya kadar devam etmiş.
“Aynı tonda, aynı sayıda adam bağırınca tüm golleri aynı takım attı sanıyorum. Ses değişse diyeceğim ki karşı taraf da gol attı ama ses hep aynı. Biz beş atıyor olabilir miyiz diye düşünüyorum, olamaz diyorum. Yoksa beş mi yiyoruz diyorum, birilerine saldırmak üzereyim paranoyadan artık” diye anlatıyor arkadaşım o anı.
İçerdekilerden bazıları iyice kaybetmişler kendilerini, “Kaç kaç lan bu maç?” diye başlarını parmaklıklara vuruyorlarmış. İçlerindeki şüphe hepsini öldürüyormuş. Nihayet maç boyunca süren bu işkence hakemin düdüğüyle birlikte sona ermiş.
Polisler gelip arkadaşımı ve diğerlerini serbest bırakmışlar. Çıkar çıkmaz beni aradı arkadaşım. Maçın skorunu sordu. 0-0 dedim.
Cevabımı duyunca kendinden geçti zavallım. Her ne kadar arkadaşımın haline içim gitse de elimde değil, ben bu yaratıcı fikri ortaya atan polise hayran kaldım kardeşim.
Hem işe de yaramış. En azından arkadaşım bir daha o durumda kalmamak için maçın öncesinde ve sürecinde en ufak bir tartışmaya bile karışmamaya yeminli.
Tebrik ederim polisimizi!"

(Alıntıdır)

Garfield Prensipleri

29 Ocak 2008 Salı

BabaAnne 'lerden...


Babaannem nişanlısından hamile kaldığını anlayana kadar
karnındaki bebek dört aylık olmuş. Kilo almasına rağmen böyle bir şey hiç
aklına gelmemiş çünkü "evlenmeden" hamile kalınmaz sanıyormuş.

____________________________________________________________________
Babaannem tam bir laz kadınıdır. Her zaman elleri ve ayakları kınalıdır.
"Bir kadın öldüğü zaman ellerinde nişan yoksa (tırnaklardaki kınayı kastediyor) zebaniler ellerini rendeleyecek" der.
Babaanne vallahi Stephen King halt etmiş yani yanında.

____________________________________________________________________
Babaannem namazında niyazında bir kadındır. Ziyaretine gittiğimizde ev
kalabalık da olsa hep televizyonlu odada namaz kılar. Alışmış olsa gerek,
sesten falan hiç rahatsız olmaz. Bir gün o namaza durmuşken biz
televizyon izliyorduk. Kanalları gezerken birden babaannemin ahenkli sesi
dua ile karışık bir şekilde bizi dumurlara yelken açtırdı: "Velem
yuleeedd....Kanalı değiştirmeeee... Velem yekunlehu... Ajans
başlayacaaak...Kufuven ahad!"

____________________________________________________________________
Yetmiş sekiz yaşında, tonton bir babaannem var. Ne kadar modern olsa da
gelişmiş teknolojiye ayak uydurmakta epey zorlanıyor. Buna en güzel örnek
evimi aradığında telesekretere bıraktığı not :
"Babaannesi aradı dersiniz."
____________________________________________________________________
Brezilya-Almanya final maçını izliyorduk. Brezilya'nın önemli bir atağını
yavaş çekim gösteriyorlardı. Babaannemin söylediklerini aynen yazıyorum:
"Bu oğlanlar da amma yavaş oynuyorlar. Bizim yavrularımız aslan
gibiydi.
Yine de elendiler." Canım babaannem seni çok seviyorum ama
teknoloji işte, çocuklar ne yapsın.

____________________________________________________________________
İlkokuldayken Commodore 64 bilgisayarımla sık sık "Ghost'n Goblins"
oyununu oynardım. Bu oyunda amaç, mezarlıkta dolaşırken dirilen ölüleri
yeniden öldürmekti. Babaannem de ben oynarken izler, arkamda sürekli
Fatiha suresini okurdu. "Babaanne onlar gavur, anlamazlar" deyince de
sinirlenip terlikle kovalardı. Tonton babaannemi çok özlüyorum.
____________________________________________________________________
Babaannem 78 YTL vererek aldığım gözaltı kremimi ellerine sürüp
bitirmiş
____________________________________________________________________
İzmir'deyken televizyonda Ajda Pekkan'ı seyreden, birkaç gün sonra
Ankara'ya döndüğünde televizyonda yine Ajda Pekkan'a rastlayan
babaannemin yorumu:
Buraya da mı geldi bu zilli?! Nereye gitsem peşimde!

____________________________________________________________________
Bir spor programında Rıdvan Dilmen şu talihsiz cümleyi kurdu: "Ben
Washington'a inanan bir insanim." 85 yaşındaki babaannemim tepkisi ani ve
keskin oldu: "Allahsız herif! Geber e mi!"

(Alıntıdır.)

Karadeniz Temel Fıkraları...

Temel karisi Natasa'ya gerdek gecesi sormus:
-Birlikte uyudugun ilk erkek ben miyum?
Natasa kikirdamis..
Uyursan evet!

******************
Temel'e sormuslar:
Aptal mi, güzel mi olmak istersin?
Cuzelluk geçicidur,demis.

******************
Temel'e hocası sormus:
1881'de ne oldu?
Atatürk dogdi.
1914'de ne oldu?
Ataturk 33 yasina basti.

******************
Fadime ile Temel Büyükada'da dolasiyorlarmiş
Bir marti Temel'in kafasina pislemis.
Fadime:
-Temel, git şu tuvaletten biraz tuvalet kagidi al!
Temel:
-Gerek yoktir. Kus, çoktan uçup gittu.

******************
Temel Fadime'ye bosanma davasi açmis.
Durusma sirasinda "Sayun haçum bey!" demiş, "..karim uç yildur evde
ne bulursa üstume firlatiyu. Ne olur bizu bosat!"
Hakim sormus,
-Peki evladim niye bunun için üc yil bekledin?
Temel:
-Yenu yenu isabet etturmeye basladu daa!

******************
Büyük ikramiyeyi kazanan Temel'i üç ay sonra bakkal, kasap ve borçlu
oldugu diger esnaf yolda çevirerek sormuslar:
-Ula temel sana ikramiye çiktugu halde uç aydir niye borcunu odemiyorsun?
Temel kendinden emin yanıtlamış:
-Ula, anlasilmayacak ne var punda...
Zencun oldi demesunlar diye daa!

******************
Idama mahkum olan Temel'e son arzusunu sormuslar;
"Benu oglumin yanuna cömin" demis.
Oglunun hayatta oldugu anlasilinca da,
"Tamam daa, ben beklerum" demis.

*********
Temel'in eczanesine genç ve güzel bir kadin girmis.
Tartinin üzerine çikip parayi atmis. Kilosunu begenmeyince
mantosunu ve ceketini çikarmis ve para atip tekrar tartilmis.
Sonucu yine begenmemiş ve hirsla etegini çikarip
tekrar tartinin üstüne çikmis.
Tam o sirada Temel büyük bir heyecanla öne
atilarak elindeki parayi tartiya yerlestirmis ve kadina "Tevam
edun.." demiş, "..puntan sonrasi müesseseden."

*********
Öğretmen telefonda:
-Demek Temel hasta, okula gelemeyecek.
Peki ben simdi kiminle konusuyorum?
- ?
-Duymadiniz mi? Kiminle konusuyorum ben?
-Pabamla.

*********
Temel çok para kazanmis.
Ailece en lüks lokantaya gitmisler.
Listedeki en pahali sarabi seçip ismarlayinca, garson,
"Hangi yili tercih ederdiniz? diye sormus.
"Pi mahzuru yoksa.." demis Temel, "..Hemen isteyrum."

(Alıntıdır.)

26 Ocak 2008 Cumartesi

Süper Karikatürler...

















(İnternetten Alıntıdır.)

25 Ocak 2008 Cuma

Komik Foto 'lar...

Almanya 'da bir Restaurant...

(Alıntıdır)

24 Ocak 2008 Perşembe

Turkcell 'in Tavuğu...

17 Ocak 2008 Perşembe

Komik Foto: Yılın En Salakları...

Yılın En Salakları....
(Ne var bu Fotografda diyorsanız.. Fotograf başlığına sizde giriyorsunuz. :)) Haberiniz ola. )

Nerelisin Sorusuna Cevap Veremeyenlerin yeri...

Bu fotografla ilgili daha sonradan gördüğüm açıklama :
Orası ARAKLI isimli yerleşim merkezi
Link : http://www.arakli.bel.tr/default.asp
Fotografa Y harfı sonradan ilave edip muziplik yapmak istemişler güya....

4 Ocak 2008 Cuma

Arkadaşlar kafa yormuşlar... Boşa gitmesin okuyun. İlginç olanları var...

- Erol'u gördün mü?
- Hangi Erol ?
- Profiterol.
******
-Top yan ağlarda,
- Ben ağlamaz mıyım ?
******
- Kaderim de bu da mı vardı?
- Buda yok abi, Elhamdülillah Müslümanız.
******
- Annem unu eledi, finale çıktı.
******
- Can bedenden çıkmayınca, beden öğretmeni Can'ı sınıftan kovar.
******
- Abi kızda bir göz var.. diğeri yok.
******
- Kimya dersleri kaldırılıyormuş.
- Neden?
- Kim olduğunu bulmuşlar..
******
- Meltem Kaç kardeştir?
- Mel-Tem, Mel-Kara Yolu, Mel-E5...
******
- Kronometre ne işe yarar ?
- Kroları saymaya.
******
- Oğlumun adını mafya koydum.
- Yaşasın, artık ben de bir mafya babasıyım.
******
- Yaşınız kaç ?
- Bilmem... Her yıl değişiyor.
******


.

21 Ekim 2007 Pazar

19 Ekim 2007 Cuma

Fıkra

Temel bir sabah parkta yürürken bir adam görmüs.

Adam yer de şınav çekiyor,

Temel adama yaklasmis, bir sagina gecmis bakmis, bir soluna gecmis bakmis, bir arkasina gecmis bakmiş sonra durmuş

"Hemşeruuum" demis, "Karı kaçmuş, karı kaçmuş. Boşuna kendinu yorma ...."

17 Ekim 2007 Çarşamba

Serkan ALTUNİĞNE

Erdil YAŞAROĞLU